Sosyal Uygunluk Denetimleri kapsamında yeterli performansı göstermek isteyen her firma, başta çalışma şartları ve saatleri, işçi maaşları ve işçilere karşı takındıkları tavır olmak üzere farklı etik değerleri sağlamak durumundadır. Bu nedenle, sosyal uygunluk veya social compliance olarak adlandırılan, birçok farklı sertifikasyon ile kriterleri belirlenmiş ilkeleri benimsemiş bir kurumsal yapıya sahip olmak gerekmektedir.  Sosyal uygunluğa eşlik eden bir diğer ilkeler bütünü ise Kurumsal Sosyal Sorumluluk prensibidir. 21. Yüzyılda firmalar, klasik pazarlama ve üretim uygulamalarının dışına çıkarak, çalışma koşullarını ve dolayısıyla verimi arttırma yoluna gitmektedirler. Bu anlamda, sosyal sorumluluk ve uygunluk amacıyla, şirketler, kendi istekleriyle kurumsal yapılarını bazı denetimlere tabi tutmaktadırlar. Bu denetimler, Sosyal Uygunluk Denetimleri olarak adlandırılmakta ve sektörlere göre farklılık gösterebilmektedir. Ayrıca, bu tür denetimleri yöneten, uluslararası ölçekte tanınınmış organizasyonların sayısı birden fazladır.
Sosyal Uygunluk Denetimleri ile hedeflenen ilk kazanım etik ticarettir. Diğer kazanımlarla birlikte, paydaşların da sosyal uygunluk ilkelerinde uzlaşmış olması hedeflenmektedir. Özellikle etik ticaret ve sosyal sorumlulukla ilgili global kuruluşların ön gördüğü ideal değerlere sahip olan tedarikçiler, sektörün dev aktörleri başta olmak üzere, daha çok tercih edilmektedir.

Sosyal Uygunluk Denetimleri Bağlamında Değerlendirme Maddeleri


1- Çocuk İşçilik
2- Zorla Çalıştırma
3- Çalışma Saatleri
4- Ödemeler ve Haklar
5- Ayrımcılık
6- Birleşme ve Toplu Görüşme Özgürlüğü
7- İş Sağlığı ve Güvenliği
8- Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele
9- Disiplin Uygulamaları
10- Çevre

Marka İmajı Güçlenir, İş Yeri Gelişir

Dünya ticaretinde tedarik zinciri tamamıyla küreselleşmiş durumdadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde artan tedarik zinciri ve üretim imkanları ile birlikte, bazı toplumsal ihtiyaçlar baş göstermektedir. Bu noktada, ürünlerin üretim sürecinde hangi koşullar altında işlem gördükleri, kaliteyi belirleyen unsurlar arasında önemli bir değer haline gelmektedir. Sosyal uygunluk noktasında, risk yönetiminin eksikliği şirketin finansal sonuçlarına doğrudan yansımaktadır. Özellikle hedef kitlesinin, marka değerine büyük önem atfettiği şirketlerin, hedef kitleyle kuracağı iletişim, hızlıca zedelenmektedir. Bununla birlikte, üreticiler ve perakendeciler arasında kurulan köprüleri güçlendiren en önemli faktörler arasında; sosyal uygunluk belgeleri yer almaktadır. Halihazırda sektörde başat aktörler haline gelen markaların özellikle üretici firma seçimlerinde, büyük oranda sertifikasyon ve uygunluk denetim sonuçlarına göre karar vermektedir. Yani, Sosyal Uygunluk Denetimleri ve sertifikasyon süreçleri, ticari faaliyetlerde başarılı, kalıcı ve tatmin edici sonuçlara ulaşmayı kolaylaştırmaktadır.
Sosyal uygunluk denetim ve raporlama süreçleri bağlamında çalışma yapan bazı kurululşlar aşağıdaki gibidir.  Bunlara ek olarak global çapta ticari faaliyeti olan birçok markanın da kendi sosyal uygunluk denetim kriterleri ve uygulama programları mevcuttur, bunlardan bazıları :

ICS / Clause Sociale
WRAP / Worldwide Responsible Accredited Production
BSCI / Business Social Compliance Initiative
SEDEX - SMETA /Supplier Ethical Data Exchange
ETI /Ethical Trading Initiative
Fair Trade

Marka Denetimleri

INDITEX (Zara, Pull&Bear, Bershka, Massimo Dutti, Stradivarius, Oysho, Tempe)
H&M
C&A
OPUS
GEORGE
ABERCROMBIE&FITCH
URBAN


 
Sosyal Uygunluk Denetimleri Neden Yapılır?


Sosyal uygunluk, kapsama aldığı konular itibarıyla özellikle 21. Yüzyılın iş dünyasında, kritik öneme sahip bir olgudur. Firmalar, doğrudan ticareti ve dolaylı olarak toplumsal yaşamı etkileyen birçok iyileştirmeyi, Sosyal Uygunluk Denetimleri neticesinde kazanabilmektedir. Bu süreçte, özellikle sunulan detaylı rapor ve analizler, bunları temel alan danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin büyük katkısı bulunmaktadır.
•    Üretim sorunları, çalışma koşulları, işçi meseleleri, yere düzenlemeler, uygunluk takibi ve çekirdek değerlerin oturtulması Sosyal Uygunluk Denetimleri yardımıyla sağlanmaktadır
•    Denetleme sürecinden başarıyla geçen iş yerleri; uluslararası arenada güvenilirlik ve geçerlilik kazanmaktadır.
•    Web tabanlı, gerçek zamanlı analiz, veri, rapor inceleme imkanları mevcuttur.
•    Denetçi kuruluşun paylaştığı global ölçekli, uzun yıllara dayanan deneyimler, kurumun çeşitli alanlarda güçlenmesine zemin hazırlamaktadır.
•    Paydaşları ilgilendiren önemli hususlar hakkında bilgiler ve anlayış geliştirilmektedir.

Sosyal Uygunluk Denetimleri ve sonucunda alınan sertifikalar, şirketlerin aynı zamanda belirli veri tabanlarına kayıt olmalarını sağlamaktadır. Bu veri tabanları, sertifikasyon kuruluşlarında, Sosyal Uygunluk Denetimleri için onay alan yüzbinlerce farklı firmayı bir araya getirmektedir. Zira alınacak bir uygunluk sertifikası ile firmalar, kendi rapor ve analizlerini bir sisteme dahil ettiği gibi, sisteme dahil olan, farklı firmalara ait analiz ve raporları da inceleyebilmektedir. Bu işlem için firmalar için kurumsal kullanıcı hesapları oluşturulmaktadır. Bu hesaplar üzerinden şirketler, kendi gelişimleriyle birlikte, sektördeki diğer oyuncuların gelişimlerini de takip edebilmektedirler. Ayrıca doğrudan iş ortaklığı kurulan firmalar hakkında, sosyal uygunluk başta olmak üzere, birçok önemli veriye erişim sağlanabilmektedir.
Sosyal Uygunluk Denetimleri neticesinde, yukarıda örnekleri verilen kuruluşların veri tabanında var olmak, global markaların dikkatini çekecek önemli bir sıçramadır. Zira dünya devi firmaların özellikle üretim ayağında partnerlik arayışlarını, bu tür veri tabanlarındaki analizleri dikkate alarak yaptıkları bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında, sosyal uygunluk veya sosyal sorumluluk gibi alanlarda, uluslararası geçerliliği olan belgelerle onaylanmış işler, dünya pazarına daha kolay açılmaktadır. Üretici veya perakendeci, konum ne olursa olsun, kurulacak ticari ilişkilerde sertifikasyon süreçleri, güven teşkil etmektedir.

Sosyal Uygunluk Denetimleri Hangi Kriterleri Baz Alır ?


Sosyal Uygunluk Denetimleri sırasında, başta Kurumsal Sosyal Sorumluluk prensipleri olmak üzere, çevre ve insan sağlığı merkezli çeşitli kriterler devreye girmektedir. Bu kriterler, özünde insan hakları ve işçi hakları gibi konulara odaklanmaktadır. Bu yönüyle, her global sertifikasyon kuruluşu tarafından temel alınacak fikirler, bu minvalde olacaktır. Özellikle uluslararası organizasyonlar tarafından yapılan düzenlemeler (ILO ve ETI gibi), sertifikasyon süreçlerinin çekirdek konularını kapsamaktadır. Zira bu kuruluşların ortaya koydukları irade, global ölçekte, davasa veriler ışığında ortaya çıkmaktadır.
Sosyal uygunluk şartlarını sağlamak için şirketlerin kesinlikle özen göstermesi gereken bazı hususlar şu şekildedir;
•    İş sağlığı, güvenliği, çalışma ortamı
•    Saatlik/haftalık/aylık ücretler, asgari ücrete ve temel ihtiyaçlara uygunluk,
•    Çalışma saatleri, etik ticaret değerleri ışığında belirlenerek,
•    Yerel iş güvenliği kanunlarına uygun kurumsal yapı
•    Yönetim, disiplin, idare metotları
Bunlara ek olarak; ayrımcılık, mobbing, çocuk işçiler, toplu sözleşme ve sendikal hak & özgürlükler de her sektörden, her firmayı ilgilendiren sosyal uygunluk kriterleri arasında yer almaktadır.
Son yıllarda özellikle sertifikasyon süreçlerinde önem kazanan bir diğer husus ise “çevresel hassasiyetler” olmuştur. Özellikle ticaretin üretim ayağında, global ve yere çevre koruma örgütleri, bakanlıklar ve ilgili kuruluşlar tarafından belirtilen kriterlere uygunluk, sosyal uygunlukla örtüşmek için önemli bir kriterdir. Dünya çapında yaygınlaşan çevre hassasiyetleri, iş dünyasını da hızla içine almaktadır. Bu noktada, özellikle global pazarda yer alabilmek ve dev sektör unsurlarıyla ortaklıklar kurabilmek adına, çevreyi koruma ilkelerini esas almak gerekmektedir.

Yorumlar (0)

Yorum yaz